| Hız: |
Malum artık hepimiz fabrikalarda mal üretmiyoruz. Artık bir çoğumuz daha havalı. Yaşasın hizmet sektörü. Lüks masamız ve yüksekliği sağ alt tarafındaki kol ile ayarlanan sandalyelerimiz var. Her daim sıcak çay yapan çay makineleri ise hepimizin gönlünde özel bir yere sahip.
Ayrıca ofislerimizin yeri de güzel. Artık tamamen can kaplı, sıcağı ve soğuğu doğrudan ileten cam binalardayız. Plazalar, kuleler derken egomuz ile birlikte yükselen başka organlarımız var. Artık 15 kişilik asansörler bile ufak gelmekte insana. Tabi tek değişen yerden yükseklik ve anca klimalar sustuğunda fark ettiğimz gürültü değil hayatımızda. Artık üretim bantlarından uzakta ofislerde şık kıyafetlerimizle çalışıyoruz. Dahili telefonlarımız ve # tuşuna basarak yönelendirme yaptığımız santraller hayatı çok değiştirdi.
İşte bu bol zımbırtılı hayat arasında ofis bize bazı farklılıkları da getiriyor. Düne kadar usta başına olan kıdem yakınlığı ile ölçülen iş hayatımızda artık çok başka etmenler var. Örneğin yazın cam kenarında oturan zavallı çalışan. Ya da sallanan masa da oturan yeni iş başı yapan delikanlı. Ofis hayatı hepimize farklı görevler ve yükümlülükler yüklüyor. İşte bir iş otoritesiymişçesine bu konuda da fikir belirteyim istedim ben. Sonuçta şunun şurasında 1,5 yıllık mezunum. Az mı?
Şimdi ofis ortamları aslında yaşayan organizmalar. Zaten yaşamayan organizma ne işe yarar benimde bir fikrim yok. Ofisin içinde çalışanlar olarak daha uygar(!) insanlar olarak usta başına yakınlıktan önemli derecelerimiz yok. Mete’den kalma 10′luk sistem tadında, ekip, şef, amirlere bölündük. Hatta artık çırak değil stajyer diyoruz yeni yetmelere. İşte hal böyle olunca ofis hayatı dediğimiz şey büyük parlak bir satranç tahtasına benziyor. Her şey strateji ve kişisel bağlar. İşte ben de aşağıda nasıl ofisin yıldızı olursunuz ona değinmek istedim.
Şimdi ofisin bir satranç tahtası olduğunu düşündük. İşte her taşın kontrol ettiği kare hesabı. İlk olarak size ofiste güçlü bir masa lazım. Şöyle bir masa lazım: Her şeyden önce olayların göbeğine yakın olmalı. Uzak mesafeleri duymak için kulak kesilmek gerekmemeli. Tabi olayın göbeği demek ortada olmak demek değil. Masa seçiyorsanız şunu akıldan çıkarmamak gerekir. Bir şey taşınacağında insanların ilk göreceği kişi olmayacak kadar da kuytu yerde olmalı insan. Mümkünse sırtını duvara vermeli. Garip çin inanışlarından değil. Oturma organının seyirden uzak kalması için.
Masa işini hallettiysek bir sonraki adım çevredeki eş dereceli insanlar. Mesela sürekli yeni aldığı spor ayakkabılarını gıcırdatan bir yan komşu ölüm olabilir. Yada kafvesini höpürdeten. Eğer ofisin kıralı olacaksak çevremize dikkat etmek gerekir. Aynı şah misali piyonları öne sürebilmeli insan. Gerektiğinde rok’ ta yapabilmeli. Ayrınca güçlü bir kırtasiye ağı içinde önemli komşu masalar.
Oturduğumuz yer yeterince stratejik olursa diğer aşamalara geçmek çocuk oyuncağı. Her şeyden önce ofisin sosyal insanı olmak gerekir. Tabi eğer ertesi kasım sabahı büyük siyah güneş gözlükleriniz göz altı torbalarınızı saklıyorsa sosyal kısmınız çok yanlış olmuş olabilir. İlk olarak sosyal medyaya hakim olmanız gerekir krallık için. O yüzden hemen diğer çalışanlardan bir fazla sosyal medya mecrası takip edin. Artık hepimizin facebook’u'var. Sakın bende yok havası yapmayın. Bir kral dedikodu akışını kontrol edebilmelidir. İşteki ikinci gününüz bu nedenle tüm ofisi sosyal medyada arkadaş eklemek olmalı. Bu sizi olayların içinde tutar. Ayrıca diğer arkadaşlarınızı sosyal medyadan takip etmek aha iş yapmadığını biliyorum mesajı için çok faydalıdır. Ayrıca muhasebedeki kızın mayolu fotoğraflarına ulaşmanızı, ofiste kendinizi siyasi olarak konumlamanızı kolaylaştırır.
Bir konuda geek olun. Ama sakın funboy olmayın. Funboylar sıkıcıdır. Kimsenin bilmediği yabancı dizileri izleyin. Herkes lost’u izledi. Siz bilim kurgu izleyin. Bir kaç kitap bilin. En havalı kitap “zamanın kısa tarihi” dir. Daha kısa sürümü de mevcut. En azından birini okuyun. Bu sizi diğerlerinin anlamadığı konuda konuşma şansı verecektir. Başkaları size kulak kabartacaktır böylece. O arada gerekli fikirleri aşılayabilirsiniz. Bir kral halkı yönetebilmelidir. Bu arada önemli bir ayrıntı altyazı hoş değil. Düşük çözünürlük ise çoktan out. Ayrıca nikon’da canon’da boyna takınca aynı havayı veriyor.
İnternet kullanımı ofislerde çok önemli. CC ve BCC mutlaka önemli. Kral halktan cahil olmamalı. Soru sormaya çekinmemek, işçi sınıfının işidir. Eğer amacınız ofisin kralı olmaksa, kendinizi vikipedia’dan yarım yamalak bilgilerle donatn. Bilmediğiniz özelliklere bilmiyorum değil kullanmıyorum deyin. Torrent kullanmayı öğrenin. Dizi ve film sitelerinden havalıdır. Ofisin internet bağlantısını daha kontrollü sömürmeniz mümkündür.
Unutulmaması gereken bir diğer önemli adım ise şüphesiz kralın takip edilirliği. Herkesin bildiği basit şarkılar öğrenin ve söyleyin. Zaten o insanların aklına takılacaktır. Ama ilk söyleyen olmak sizi takip edilen yapar. Okuyom ben ya gibi cümleleri öğrenin. Ama saklayıp tam yerinde kullanın. İnsanlar hatırladıkça gülsün. Sizi komik sansınlar. Eğer türk dizisi tadında ki kendi repliklerinizi diğer insanlara söyletebiliyorsanız kral olmaya çok yaklaştınız demektir.
Sosyal ağlar her şeydir. Zaten daha önce facebooktan resimlerine baktığınız muhasebedeki kız ile tanışın. Farklı depertmanlara ulaşmak, krallığı güçlü kılar. Sınırları en geniş noktaya getirmek temel amaç olmalı. En kötü durumda kaçacağınız bir yönetim birimi olur. Kişilerin adamı olun, kişiler adamınız olsun. Mutfaktan birilerini tanımak, soğuk kış akşamlarında iç ısıtabilir. Ayrıca büyük ofislerde krallara yakışır saklanma yeridir mutfak. Bir diğer konu ise kişilerin özel sorunlarını bilmektir. Konuşmaya teşvik etmek güçlü bir meziyettir. Sırları bilmek krallıktan önemli adımdır.Tabi ki en iyi açılış cümlesi açık ara “anlatmak zorunda değilsin”‘dir.
Ofisi, stratejik, psikolojik olarak feth ettiyseniz ve muhasebedeki kız ile yakın arkadaşlık kurduysanız artık neredeyse bir kral oldunuz demektir. Yeterli gücü arkanıza aldıktan sonra üstünüze karşı yapacağınız başarılı bir darbe size çok şey kazandırabilir. Veziri almak dengeleri değiştirir.
Evet her ne kadar havalı giriş kartlarımız ve güzel kabartmalı diplomalarımız olsa da, ofis yaşamı sadece bir satranç tahtasıdır. Ya da koca bir orman. Bir kaç hamle ile ofisin kralı olabilirsiniz. Tabi mevcut kralı devirebilirseniz.
| html, css, jquery, ajax, boru anahtarı, tornavida, yakıt filtresi, gazlı bez, tebeşir, kontrol kalemi, saç fırçası, snorkel, pompa, gitar kılıfı | Merhaba! Ben otobüste, durakta, markette gördüğünüz, kulaklıklı kıvırcık uzun saçlı ama asla dikkat etmediğiniz adam. Burada bir şeyler konuşup oyalanıyorum. Bu arada artık pek kulaklık takmıyorum. |