| Hız: |
Önceden söyleyeyim. logoritma ile ilgili bir şey anlatmayacağım. Hani e sayısı kaçtı, ln neydi falan diye korkup geri durmayın. Ama yinede söyleyeyim e sayısı 2,71828183 gibi havalı bir sayı. Devamı da var ama 2.71 bile yeterli. Hatta bence hiç uğraşmayalım doğrudan üçe yuvarlayalım pi sayısını 3.14 den 3 yuvarladıktan sonra e sayısını 3 e yuvarlamışız çok mu? Alt tarafı 0,28171817 pi sapmasının iki katı kadar bir şey.
Neyse sıkıldınız ben devam edeyim. Şimdi biz insanlık olarak çoğu zaman yerine göre yaşıyoruz. Mesela kaç taneniz atılan kırmızı renkli havai fişekten sonra mavi atılma olasılığını hesaplıyor. İşte ben de böyle düşündüm. Hesaplamıyoruz. Hani markete gidince önce neleri alsam diye plan yapıyor musunuz? O da yok. İşte o yüzden markette dönüp duruyorsunuz. (bak şimdi benzetim ödevim geldi aklıma. markette dolaşmayı maksimum yapacak bir yerleşimin fikrini modellemiştik.) İşte bizde ki bu temel eksikliğe ben algoritma eksikliği adını takmanın gerekliliğini düşündüm. Aklıma Can Kuramı falanda geldi ama gerek yok.
Algoritma kabaca bir işin yapılacağı adımlar. İşte şu şöyle ise şunu yap, şöyle ise şunu yap diye akış gösterimleri. Tabi şimdi bir eliniz farenizi hareketlendirmiş olabilir. Hatta ne işimiz var lan bile demişsinizdir. Bak eminim bazılarınız “ha şu şey, iyide bunun tadı ve hayatta ki görevi ne?” dedi. Şimdi açıklıyorum işte. Sıkı tutunun.
Aslında algoritmalar olsa hayatımız çok daha kolay olur. Böyle mal mal bakmayız olaylara. Gerçi algoritmalar zaten var hayatımızda da biz dikkat edip yaygınlaştırmıyoruz. Mesela siz hiç annenizden pilav tarifi almadınız mı? Hani onun son hızda tekrar edip, sizin ne yapacaktım dediğiniz. Hatta istersen yaz der siz yazmazsınız. Sonra yemek yaparken telefon edersiniz. O işte. Mesela anneniz bir akış şeması verseydi ne iyi olurdu.
Algoritmayı kaba taslak anladık. (Zaten biliyordunuz da beni denediniz.) Şimdi iş geldi tadını almaya. Malum pilav tarifi deyip, bir tutam tuz atabilirsiniz ağzınıza. Şimdi market örneğine girelim. Eskiden giderken liste yapardık markete. Gerçi şimdilerde yemekteyiz programı bu anlayışı tekrar soktu zihnimize. (marjinal tek faydası) Ohh market arabasını da aldınız. (bir söylentiye göre binek otomobilden çok market arabası varmış dünyada.) Eskiden elde taşırdık. Ne günlerdi. Girdiniz kapıdan. İşte süt reyonu, İşte unlu mamüller. Ama olmaz ki önce alın bir tadın stantlarını gezmek lazım. A olmadı ama. Tadına baktınız, artık bir tane almak lazım. Geçerken şundan da bir tane. Aa şu da lazım. Oldu mu arabanız karman çorman.
Allışveriş bitti ödeyeceksiniz. bir de bunları aynı karışıklıkla kasaya götürdünüz. Bir de kasiyerin rastgele kasadan geçirmesi, sizin rastgele poşetlemeniz. (Poşetlerden bir kaç tane de atın doldururken. Çöpe falan kullanırsınız.) Artık eve geldiniz. Poşetleri boşaltmak bile istemiyorsunuz çünkü artık mükemmel rastsallıkta. Hani tıraş köpüğü ile krem şanti aynı torbadan çıkabilir. Gerçi bu ikisi benzer. Çok iyi bir örnekte olmadı. Artık boşatacağım diye evin içinde koş dur.
Evet sıkıcı. Zaten birde dengesiz yerleşimden dolayı poşetiniz yırtılmıştı. Olmaz ki ama. İşte baştan planlasaydınız, algoritmanız olsaydı ne güzel olacaktı bunlar. Şimdi basitçe yazalım algoritmayı.
Bakın şimdi ne oldu. Bir torbayı açıyorsunuz. İçinden unlu mamüller çıkıyor. Gidiyorsunuz yerleştiriyorsunuz, Bir daha açtınız deterjan. Git banyoya yerleştir.(bizim evde banyoda, artık sizde neredeyse.) Bir daha açtınız kırmızı et. (Hemde bu pahalılıkta. iyisiniz valla.) Atın hepsini buzluğa. Son olarak avakadolar ile ananasları da meyveliğe koyarsanız hepsi bitti.
Bak ne güzel. Ne markette labirentte dolaşırken başkasını kaybettiniz, cep telefonundan aramadınız, ne kasiyere eziyet ettiniz. Ne de evde yerleştirirken 3 oda 1 salonu gezdiniz. İşte algoritma hayatınızı planlamanızı ve kolaylaştırmanızı sağladı. Hem de bedavaya. Ömür boyu garanti de bonus. Şimdi sizde hastane, okul falan düşünüp beyninizin kenarına yazın algoritmanızı.
Bu arada artık o mevsime göre marketten aldığınız tatlıyı yiyebilirsiniz. Zaten algoritmanın başka tadı olmasını beklediyseniz biraz saflık olmuş.
| html, css, jquery, ajax, boru anahtarı, tornavida, yakıt filtresi, gazlı bez, tebeşir, kontrol kalemi, saç fırçası, snorkel, pompa, gitar kılıfı | Merhaba! Ben otobüste, durakta, markette gördüğünüz, kulaklıklı kıvırcık uzun saçlı ama asla dikkat etmediğiniz adam. Burada bir şeyler konuşup oyalanıyorum. Bu arada artık pek kulaklık takmıyorum. |