| Hız: |
Her öğrencinin hayatında en az bir kere (benim için belki zilyon defa) sorduğu bir soru ve bozularak aldığı bir cevap vardır. Hocam test mi sorusu ve hayır cevabı. Malum her türlü sınavı test ile yapıp, 4 yanlışa bir doğru götürtürken hala hocalarımız test yapmayı kavrayamaz. Zaten Türkiye’de yapılan ne kadar testtir o da tartışılır.
İşte ben bu test zırvası ile ilk olarak ilk okulda kitaplar çantalarda dururken aldığımız dergilerle tanıştım. O zamandan beri de cv işine olduğum gibi bu test işine de az biraz gıcığım. Gerçi o zaman optik form yoktu. Hocanın her teste uyan asetattan ortak bir cevap anahtarının belirli yerleşimi ile okunurdu testler. Hani aslında bir öncekinin cevaplarını birer alta kaydırınca oluyordu yeni cevap anahtarı. Tabi ben bunu keşfettiğimde ilkokul bitmişti.
Zaten daha o zamandan kodlama işini sökmüştük, bir kaç kişi. Gerçi sistem az biraz farklıydı. Ceyhan yerine Cent diyorduk biz. Cent ne lan derseniz hemen söyleyeyim. İslamiyet tarihinden çıkmış bir kentti kendisi. Tabi o zaman coğrafyamız ilçeler düzeyine inmemiş ve ceyahan’ın potansiyelini keşfedememiştik. Yaş düzeyiyle de edirne’ye gerek yoktu.
O zamandan bu zamana pek tanıdık kalmadı. Facebook çıkınca arayıp bulmadım da oçocukları. Zaten 6 sınıfta bilgisayar dersi olan okul uğruna satmıştım hepsini. Bak şimdi hatırladım Nedim vardı. Mert vardı. Hatta Mert, gökçe ve ben bilgi yarışmasına katılmıştık. Övünmek gibi olmasın alemin ikinci zekisiydim. Birinci mertti. Kesin şimdi bir yerlerde doktora yapıyordur. O zamandan dedikleri bana bile uçuk geliyordu.
Neyse şu test mevzusuna dönelim.

İşin çok ilginç bir yanı var burada. Yıllardır test ile iç içe yaşayan bir milletiz. Ama her sene öss’de kaydıran 100 kişi çıkıyor. Hani muhtemelen siz daha çok duyuyorsunuz. Benim bahsettiğim gerçekten kaydıranlar. İşte bende bu son zamanlarda, her üniversite bitirmeye y
aklaşan Türk genci gibi ales, kpds kpss geziyorum. Çevreme bakıp, gözetmenleri gerizekalı olmakla itham edip, herkese ya gözüm kapalı yaparım ben mesajı veriyorum. Okul kapısında hadi ara lan üstümü pozu verip, yanında damacana ile girenlere bıyık altında gülüyorum. Gerçi sonra hep foyam ortaya çıkıyor. Bende doğuştan yuvarlakları tam dolduramıyorum.
İşte kendim gibi olan binlerce türk gencine derman olacak bir alet tasarladım bu yüzden. Sağolsun fikirde açıköğretim sınavında geldi. İşte bu sağda gördüğünüz alet işaretlematik. Alternatif olarak işartletgeç, doldurgaç da olabilir. Zaten önemi olan işlevi.
Şimdi tabi bu gördüğünüz prototip. Zaten iki dakika içerisinde çizdim. Eğer planladığım gibi olursa bu alet hem taşırarak doldurmalara, hemde kaydırmalara iyi gelecek. Hatta ösym sınav ücretlerini 1 lira daha abartık bunlardan sınavın yanında verebilir. Kullanımı ise son derece basit. optik forma uygun delik grubunu seçiyorsun. Formun üzerine koyup karalıyorsun. Yok eksik oldu, yok çok abarttım, ya yandakine geçerse derdine son. Yandaki ince boşluk ise soru numarasını kontrol etmek için.
Tabi bunun geliştirilmesi de mümkün. Mesela sağ tarafına okunmuş pirinç haznesi yapılabilir. hatta benim bol şans dilediğim yere sponsor reklamları alınabilir. Yada en az üç çocuk gibi sosyal mesajlar. Bir diğer imkan ise tiki kızlarımız için bu aleti aynadan yapabiliriz. Böylece sınav süresince kendilerini görerek motive olabilirler.
Sonuç olarak bu aleti yapan olursa ben alır kullanırım. Sanırım yanında 10 farklı çeşit 12 kalem, benim hayatım boyunca kaybettiğim kadar silgi getirmekten daha manalıdır.
| html, css, jquery, ajax, boru anahtarı, tornavida, yakıt filtresi, gazlı bez, tebeşir, kontrol kalemi, saç fırçası, snorkel, pompa, gitar kılıfı | Merhaba! Ben otobüste, durakta, markette gördüğünüz, kulaklıklı kıvırcık uzun saçlı ama asla dikkat etmediğiniz adam. Burada bir şeyler konuşup oyalanıyorum. Bu arada artık pek kulaklık takmıyorum. |