em, em strong{ font-style:italic; } strong{ font-weight:bold; font-style:italic; } Malum artık hepimiz fabrikalarda mal üretmiyoruz. Artık bir çoğumuz daha havalı. Yaşasın hizmet sektörü. Lüks masamız ve yüksekliği sağ alt tarafındaki kol ile ayarlana...
Bu güne kadar iş konulu bir kaç yazı yazdım. c.v. gitsin başvuru formu gelsin dedim birinde. Hala destekliyorum. Bir diğerinde ise iş başvurusunun yolları...
Bir süredir yoğun çalışma temposu ve aklıma sadece otobüste fikir gelmesi nedeniyle yazı yazamıyorum. Sanırım tez zamanda bir tablet falan alıp otobüste yazmaya başlamalıyım. Zaten bir çok zaman otobüsler konuların asıl kaynağı oluyor. Mesela bu gün fark ettim ki otobüsün ön tarafın...
İlk olarak ne zaman piyasaya düştü bu gençler emin değilim. Ama herkesin bildiğine hiç şüphem yok. Onlar kendilerine ne diyor bilmiyorum, ama genel kanı apaçi. Garip giyim tarzları , saç şekilleri, dansları ile tanıdık onları. Tabi kalkıp size yok şöyle giyinirler böyle oynarlar anlatmayacağım. Zate...
Bazı videolar vardır insana enerji verir. ...
  
Hız:

evlilik psikolojisi

11 Haziran 2010'de evlilik türk insanı türkiye kategorilerinde canosayan tarafından




Malum olayları en gereksiz yanlarına bakmak gibi bir takıntım var. Hani aslında istemeden oluyor. Hani herkes ormanı beğenirken, ben neden yeşil olduğunu düşünüyorum.(ağaçları görüyorum diyeceğim sandınız ve yanıldınız) .  İşte geçende şöyle bir evlilik konusunu aldım önüme.

Şimdi fark ettim ki evlilik konusu ilginç. Hani olayın her türlü fiziksel kısmını kenara bırakıyorum. Yazının ilgi alanı o değil. Hani gerekirse yazarım da bu blog da olmaz. Zaten olay boy kilo ve vücut ölçüsü vermek o yanda.(zaten kimse standardın altında da değil)

Şimdi işin romantik tarafını düşününce iki insanın işte hayatlarını birleştirmesi, mallarını bölüşmesi falan. Hani en azından toplumun gösterdiği, görmemizi beklediği bu. Hemen beyaz gelinlikler, süslü arabalar ve arabanın önünü kesen çocuklar. Ama bana kalırsa süreç bambaşka.

Şimdi evliliğin en başlangıcından başlayalım. Bir kere evlilik teklifi olayı ilginç.  Hani olayı toplumun gösterdiği iki kişinin hayatını birleştirmesi açısından bakalım. Bu iş biraz daha kompleks olmalı. Hani yüzüğü al, git sor. Sıkıcı be arkadaşım. Hani siz yüzüğü ayarlayın. kızı gösterin. gidip sorayım. Ne var bunda? Zaten sinema bu konuyu ısıtıp ısıtıp abartıyor önümüze. Yok pastaya koymalar, yok şampanyaya atmalar. Her zaman acaba kız yüzüğü yutacak mı sorusu.  Öncelikle bu olay değişmeli. Ne o çiftleşme döneminde bağıran kediler gibi.

Bir diğer konu ise yüzük meselesi. Hani öyle pırlantası falan değil takıldığım. Hani şu yüzüğün bir güvence olarak algılanması saçma. Karşı tarafın yüzüğünü görmeyince beni aldattı mı düşüncesi. Abicim bir güvenin karşı tarafa. Hani güvenme işini de geçtim neden yüzük? Kolye, küpe olmaz mı? Madem sembol olması lazım toka versek sevdiğimiz kızlara. Hem marjinal faydası daha yüksek değil mi? Ya da kızlar kemer alsa evlenmek istediklere erkeklere. Zaten yüzükten daha bağlayıcı olmaz mı kemer?

Ayrıca isteme meselesi toplumsal bir problemimizi gösteriyor. Aşırı korumacılık. Bakın amerikan romantik komedilerine. Olmadı sıradan dizilerine. Delikanlı evleneceği kızın babasına haberin olsun ben teklif edeceğim der. Sonra yukarıdaki sıkıcı süreç işler. işte yüzük, diz çökme falan. Bizde ise oğlanın ailesi kızın ailesinden kızı ister. Kız için para verir. Kız kahve getirir. Gençler anlaşmış olayı. Zaten çoğu zamanda bu olayın öncesinde hamam durumu vardır. O değil hamamda da nasıl kız beğenilir. Hani pastanede, lokantada olmayıpta hamamda olan nedir?Hen annenin zevki ile oğlanın zevki ne derece uyar?

Bütün bu süreç saçmalıklarını bir kenara bırakır, küreselleşen dünyada düşünüp psikolojik olarak yorumlarsak evlilik çok da sağlıklı değil gibi. Hani aynı adam veya kadınla, yaşıyorsun, sabah beraber kahvaltı, beraber işe git, akşam gel yemek ye, beraber televizyon, beraber alışveriş. Yat beraber kalk beraber. Zaten aynı yastıkta kocama durumu. Tam çift kişiliklilik örneği olsa gerek. Zaten kişisel olarak en beğendiğim yönü de bu. Hele bir de çocuk olunca üç kişiliklilik.

Zaten şurada evlilik yeminini yazalı ne oldu.

Tabi bu konuları açmışken bir de damatlık olgusu var. Hani gelinliğin bile ömürde giyilme sayısının 1′in biraz üzerinde olduğunu düşünürsek, damatlık diye bir giysi uydurmanın ne manası var. Buda olsa olsa babalar günü kıvamında bir olgu olabilir bence. Hani annelere ikinci babalara 3. hafta. Kadınlara beyaz erkeklere siyah. Sanırsın yinyang.

Neyse artık. Yine de bu yazıyı gösterip terk etmeyin yengeyi yada enişteyi. Yapmak lazım bir tane. Bir de içeriden bakıp değerlendirme lazım tabi. Gerçi bu yazı üstüne benim şans nedir onu da bilmiyorum hiç..


html, css, jquery, ajax, boru anahtarı, tornavida, yakıt filtresi, gazlı bez, tebeşir, kontrol kalemi, saç fırçası, snorkel, pompa, gitar kılıfı Merhaba! Ben otobüste, durakta, markette gördüğünüz, kulaklıklı kıvırcık uzun saçlı ama asla dikkat etmediğiniz adam.
Burada bir şeyler konuşup oyalanıyorum. Bu arada artık pek kulaklık takmıyorum.

Canosayan GlobalHosting ve E2Servers Dedicated sunuculari icinde host edilmektedir