| Hız: |
Hani bu zamana kadar evlilik olayının belediyelere kalması hep ilgimi çekmişti. Hani başbakanlık var, kadın ve aileden(ailede erkek yok) sorumlu devlet bakanı var. Mor çatı var. Nüfus idaresi var. İsimleri yanlış yazan nüfus memuru var. Hiç olmadı altın günlerinin favorisi çöpçatan teyze var. Ama evlendirme işini belediyenin memuru yapıyor. Hani dün kaldırım süpürüyordum bu gün nikah memuruyum hesabı.(Yazar burada kaldırım süpürenlere hor gözle bakmıyor. Aksine nikah memuruna laf atıyor.)
İşte devlette bu kadar iş yapacak adam varken, bu işi belediyelere verince de iş böyle oluyor. Şimdi zaten ilginç meselelerden biri devletin bizi karı koca ilan etmesi. Zaten ilan dedikleri de salondakilere duyurmaktan ibaret. Aslında düşününce resmi gazeteden de haber verseler havalı olmaz değil. Hatta böylece davetiye gibi bilumum masraflarında önüne geçilebilir. Bir de gazete ilanı: Evlendim. Hükümsüzüm.
Benim merak ettiğim bu evlilik yeminin nasıl ortaya çıktığı. Hani hep olur, yüzlerce meraklı bakışın altında, ne yapsam gülüp alkışlayacaklar tavırları arasında, kolunda siyah defteri ile gelen yakası pırpırlı adam sorar:
İyi günde, kötü günde hastalıkta, sağlıkta birbirinize destek olacağınıza söz vererek bize nikâh akdinin oluşması için başvurdunuz. Şimdi de şahitler huzurunda sen filancanın oğlu/kızı, falancanın kızını/oğlunu hiçbir baskı altında kalmadan karın/kocan olarak kabul ediyor musun?
İşte bunun sonunca evetler, ve bende sizi karı koca ilan ediyorum. Al kızım kocanın tapusu falan.(Hatta yöresine göre ayağına bas, hadi sen çiçeği at ilk tutanı baş göz edelim şurada.) İlkokulda herkesin yaya yaya içtiği and gibi bunu da görmezden geliyoruz halk olarak. Aklımız hemen nikah şekerine, ve çeyreğin çeyreği altına kayıyor. Zaten şekerler bayat. Altınlarda oğlanın sünnetinde gelmişti.
Oysa bakın amerikan filmlerine. Yemini kendi yazma olgusu var. Gerçi genel olarak yazamama, fakat rahibin önünde shakespeare kesilme durumu onlardaki. Zaten onlarda bir de peder öpüşme izni veriyor. Sonra oğlan kızı kucaklayıp kapıdan geçiriyor. Arabaya teneke bağlıyorlar.(bizde de çocuklar bağlanıyor tabi. unutmamak lazım) Hiç olmadı las vegasta 20 dolara Elvis Presley tipinde bir adam evlendiriyor.
Şimdi bizim yemini parçalara ayırıp incelersek (evet tümdengelim) olayın aslında bir sosyal dayanışma olduğunu görürüz. Şöyle ki birbirimizi seveceğimize, saygı duyacağımıza falan yemin etmiyoruz. İyi günde, kötü günde hastalıkta, sağlıkta birbirinize destek olacağınıza yani siz birbirinize destek olun hem de Şimdi de şahitler huzurunda ile bakın şahitimizde var durumu bizimki.
Bir diğer yandan ise ölüm sizi ayırana kadar olayı hiç yok. Malum belki oğlan bunun üzerine 3 tane daha alır. Belki erkek çocuk doğuramaz. Girilir mi ömür boyu riskine. Zaten böyle şart olsa, yanlışlıkla fare zehiri içmeler ve damdan düşmeler alır başını gider ülkemizde.
Zaten bir de Osman kızı Zeynep tarzı ile aileleri de işe dahil etme durumu var. Hani tam ticari anlaşmanın garantör, kefil kısmı. Zaten insanı canında bezdiren bir kısmı var ki oda hiç bir baskı altında kalmadan kısmı. İnsanın söylerken inanası gelmiyor Türkiye’de
Sonuç olarak böyle evlilik yemini ettirince kimse adam yerine koymaz tabi ki. Sen birbirlerini seveceklerine yemin ettirmiyorsun ki insanları. Saygı duyacaklarından bahsetmiyorsun ki. Hani al oğlum sen bu kıza para ver, karnını doyur, al kızım sende bu adama yemek yap, çamaşırını yıka bizimkisi.
Olmaz böyle. tez zamanda yemin değişmeli. Hatta kişiler davetiyeye yazı yazar gibi bunu da yazmalı. Zaten bu mevcut evlilik yeminini alıp, üniversite hayatını öğrenci evinde geçiren kişilere ettirsen yine uyar.
Mehmet ve Veli. iyi günde, kötü günde, hastalıkta sağlıkta, her durumda hiç bir baskı altında kalmadan, kirayı düzenli olarak ödeyeceğinize söz veriyor musunuz? Veriyorsanız ev arkadaşı ilan ediyorum.
| html, css, jquery, ajax, boru anahtarı, tornavida, yakıt filtresi, gazlı bez, tebeşir, kontrol kalemi, saç fırçası, snorkel, pompa, gitar kılıfı | Merhaba! Ben otobüste, durakta, markette gördüğünüz, kulaklıklı kıvırcık uzun saçlı ama asla dikkat etmediğiniz adam. Burada bir şeyler konuşup oyalanıyorum. Bu arada artık pek kulaklık takmıyorum. |